Hikâyemiz soğuk ve karlı bir Cuma akşamı başlıyor…Tarihler 27 Ocak 2012 Cuma’yı saatler ise 18:00’i gösteriyor…Kendisini ilk kez 25 Mart 2011 Cuma akşamı yapılan geleneksel gen.tr toplantısında gördüğüm soğuk iklimlerin sıcak sımsıcak kadını Melek_İst ile Taksim’in yabancısı olmadığım nezih bir mekânında bir araya geliyoruz…Hem Cuma hem de karlı bir İstanbul akşamında trafiğin azizliğine uğruyor ve meleğimizin yanına biraz gecikmeli intikal ediyorum..Kapıdan içeri girdiğim gibi sapsarı saçların altında çakmak çakmak bakan masmavi gözlerin delici nazarları ile dışarının soğuğunu unutmaya ve böylesine etkileyici güzelliğin kokusu ve sıcaklığı ile ufaktan ufaktan ısınmaya başlıyorum..Meleğimizin, o çok beğendiğim yüz hatlarında ufak bir burukluk seziyor ve hemen durumumu kendisine arz ettikten sonra french yaptırdığı o ipeksi dokunulası ve öpülesi elleri ile tatlı bir muhabbete giriyorum..Tabii bu esnada buzlar kendiliğinden eriyor, keyifli bir sohbet ortamın havasını daha bir ısıtmaya başlıyor…
Angel mı desem, Melek mi desem bilemediğim bu zarif prensesimiz dışardan bakıldığında gayet vakur, ciddi, laubalilikten hazzetmeyen, asil duruşunu her dem muhafaza eden hatta ilk başlarda biraz mesafeli gibi duran ama tanıdıkça, konuştukça, sokuldukça; varlığını, yakınlığını, sıcaklığını ve kadınlığını fazlasıyla hissettiren ve sizi sizden alıp tarifsiz hazların, heyecanların ve mutlulukların tam ortasına bırakıveren bir prenses…
Bir kere gözlerinden, dudaklarından, ellerinden ve göğüslerinden etkilenmemeniz mümkün değil..Çünkü o masmavi gözlerin delici bakışları biraz sonra olacaklardan ben sorumlu değilim sen istedin dercesine insanın merak ve adrenalin duygusunu kışkırtmaya yeterli…Melek, sözleriyle olduğu kadar gözleriyle konuşmayı da bilen, açıksözlü, dobra, samimi ve gerçekten yanında zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız, öpüşlerine, dokunuşlarına, sarsılışlarına doyamadığınız bir güzel…
Eskiden bir hava durumu spikerinin şöyle meşhur bir sözü vardı: ‘’ Havalar nasıl olursa olsun sizin havanız yerinde olsun..’’ İşte sevgili Angel’da ilgisi, sevgisi, samimiyeti, sohbeti, muhabbeti ve kendisine has özellik ve güzellikleri ile o karlı Cuma akşamında bana Ebru Gündeş’in ‘’ Alev Alev Alev Alev yandığımı biliyorsun..’’ şarkısını bilfiil yaşayarak söyleten bir enerji hatta on numara ısı ve ışık kaynağı…
Söylemeden geçemeyeceğim, Melek_İst gerçekten güzel ve etkileyici bir kadın… Özellikle gözleri, elleri, göğüsleri ve dudakları sevildikçe sevilesi, öpüldükçe öpülesi güzellikler…Hassaten göğüslerine dair burada sayfalarca yazı yazabilirim ama hem sizin sabrınızı zorlamayayım hem de Melek’i utandırmayayım…
Kızgın kumlardan, serin sulara yaptığımız bu doyumsuz yolculukta bana harika bir yol arkadaşı olan ve kendisini yakından tanıdığım için kendimi fazlasıyla şanslı kabul ettiğim bu zarif melek, muhatabını her anlamda mutlu etmeyi bilen yanından ayrıldığınızda bile buz gibi bir havada terlemelerinizin devam ettiği bir güzel…
Biraz gecikmeli de olsa ben bir kez daha çok ama çok teşekkür ediyorum Soğuk İklimlerin (Ukrayna’lıdır kendileri) Sıcak Sımsıcak Meleğine…Herşey için kalpten bir teşekkürü borç bilirim…
Olduğun gibi kal değişme sakın…
Bibeğime, Sevgilerimle…

LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla



SEO by vBSEO 3.5.2